METİN BAHÇECİK:
Burada iyi çalışan, sadık bir çalışan ama iletişime açık olmayan bir patron örneği yer alıyor. Sertaç Bey'in söyliyeceklerini dinleyelim.
SERTAÇ ÖNEN:
Ayrılan ve terk edilen olmak üzere iki tarafıda tanıyoruz. Aslında nasıl ve nereden baktığımız önemli. Nitekim konu farklı açılardan da baktığımızda aynı. ''Ben ona bunları yaptım o da bana bunları yapmalı'' şeklinde bir beklenti karşılıklı olarak söz konusu. Burada kişinin kendi için ne istediği önemli. Çalışan ne istiyor? Maddiyat mı? Maneviyat mı? Başarı mı ? Bunları bilmek çalışanlarla ilişkiniz, verimlilik ve geleceğiniz açısından değerli. Başarıyı hedefleyen bir kişiyi tutmak neredeyse imkansızdır. Onun için bir atlama taşı görevi göreceksiniz. Maddi tatmin en kolayı. Kaybetmek istemiyorsanız maddi beklentilerini karşılayarak onu tatmin edebilirsiniz. Çalışanlarınıza aynı süre çalışıyor olsalar dahi aynı ücreti ödemek zorunda diilsiniz. İyi olan daha fazla kazanmalıdır. Manevi tatmin istiyenleri ise iyi tanımak gerekiyor. Ona kendisini iyi ve özel olduğunu hissettirmelisiniz. Ortak nokta kaybedilmiş insanlar üzerine. Ama kaybedilmiş olup da sizler gibi kazanan insanlar var ise onların gerçeği manevi tatmin veya başarı isteğidir. Yöneticilik bu noktada önem taşıyor. Genç arkadaşlarımızı istekleri uç noktalara çıkmadan yönlendirebilmek, anlamaya çalışmak sizin olduğu kadar onlarıngeleceği açısından da önem taşıyor. Bu nedenle çalışanları daha iyi anlamak ihtiyaçlarını iyi belirlemek ve iletişim kurmak önemli. Çalışanların salondan ayrılması her ne kadar salona zarar verebilse de en büyük zararı kendine verme riski bulunmaktadır. Dikkkat edin en iyileri hep zamanlama hatası nedeniyle kaybediyoruz. Demekki zamanında müdahale edememişisiz. Bu söylediklerim sadece salon sahipleri için geçerli değil, çalışanlar için de geçerli. Onların da kendilerini iyi tanımaları gerekiyor. Piyasanın nasıl olduğunu bilmeleri gerekiyor. Bugün artık o kadar kolay verip uygulayacağınız bir piyasa ortamında değiliz. Ancak bu salonlar açısından büyük bir sorun teşkil etmiyor. Çünkü insanların bu ekonomik ortamda kendilerini yüksek bedellerle mutlu edecekleri lükslere ihtiyaçları var. Salonlar da bunu karşılayacak önemli noktalar. Çalışanların ayrılarak salon açmları için ise uygun ortam değil. Çünkü kredi faizleri yükseldi, gayrimenkul değerleri düştü ve orta segment oluşmuş değil. Herkesin bu ortamda daha iyi hizmet vermeyi, mevcut müşteriyi daha sadık hale getirmeyi, çalışanların nasıl daha verimli olabileceklerini düşünmesi gerekiyor.
Büyüyen markaların şubeleşmesi, çalışanlar açısından bu noktada fırsatı ifade ediyor aslında. Çünkü yıllardır çalıştığın salondan, arkadaşlarından ayrılmak o kadar kolay değil. Birlikte büyüyebilmek ve bu fırsatın tanınması gençler açısından önemli fırsat.
Genç arkadaşların çok iyi değerlendirme yapmaları gerekiyor. Beklentilerini iyi belirlesinler, diğer insanlardan etkilenmeden karar versinler. İyi bir değerlendirme yapmaları gerekiyor. Bazen bulundukları iyi ortamın farkında olmayabiliyorlar. Gidenler bunu kalanlardan daha iyi görüyor. Bu sonsuza kadar aynı salonda çalışacakları anlamına gelmiyor. Ama hayatlarını etkileyecek bir karar olduğu için dikkatlice düşünmeleri gerekir. Salon sahibi ile düzeltilebileceğine inandıkları şeyler varsa konuşmalılar. Tabii burada ifade tarzı çok önem taşıyor. Ses tonundan vücut diline kadar ifade önem taşıyor. Patronunda bunu anlaması gerekir.